A SEPARATION in Turkish translation

[ə ˌsepə'reiʃn]
[ə ˌsepə'reiʃn]
ayrılmak
to leave
to break up
to quit
split up
to separate
separation
parting
depart
apart
ayrılık
separation
breakup
break-up
parting
secession
ayrılma
to leave
to break up
to quit
split up
to separate
separation
parting
depart
apart
ayrı yaşamayı
to live apart

Examples of using A separation in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It will scarcely be a separation.
Bu bir ayrılık olmayacak.
He said,"You want a separation?
Der. Ayrılmak mı istiyorsun?
He said,"You want a separation?
Ayrılmak mı istiyorsun?'' der?
In Sweden, there's been a separation.
İsveçte bir bölünme var.
But then I got a separation right here.
Ama daha sonra tam buradan ayrıtırabildim.
The phenomenon of static electricity requires a separation of positive and negative charges.
Statik elektrik olgular, pozitif ve negatif yüklerin ayrımına gereksinim duymaktadır.
In 1914, she took the boys back to Zürich, a separation that was to become permanent.
Yılında, Marić oğullarını Zürihe geri götürdü-bu ayrılık kalıcı olacaktı.
Maybe we could go to dr. Gunderson and… Discuss a separation.
Belki Dr. Gundersona gidip boşanmayı konuşuruz.
there's a separation and S-I diastasis.
ayrılma da var. Sakroiliak eklemi diyaztazı.
Truth be told, my wife wants a separation.
Gerçek şu ki; karım boşanmak istiyor.
There is a separation between religion and insurance.
Din ve sigortacılık ayrı şeyler.
Actually, I want a separation.
Aslında… Ben boşanmak istiyorum.
Eli, we have to make a separation between what you do and what I do.
Eli, senin yaptıkların ve benim yaptıklarım arasında bir ayırım yapmalıyız.
Mrs. Bessons, do you really want a separation order?
buna girmemiz gerekmez bayan Bessons, gerçekten ayrılık kararı istiyor musunuz?
me suggest before you talk divorce, at least consider a separation.
yinede yapıyorum bu yüzden boşanmadan bahsetmeden önce ayrı yaşamayı düşün derim.
I said a separation, not a divorce,
Proctor, ayrılma dedim, boşanma
Beta Scorpii appears as a binary star with a separation between the two components of 13.5 arcseconds and a combined apparent magnitude of 2.50.
arasında 13,5 yay-saniyelik bir açısal ayrılma ile ikili yıldız olarak görünür.
In view of the tensions that have arisen between my wife and myself in the recent months, we have mutually agreed that a separation would be best for each of us.
Son aylarda karımla aramda artan tansiyondan ötürü ayrılığın ikimiz için de en iyisi olacağına karşılıklı karar verdik.
Zhen, seeing you is like being in a dream… after a separation of these few years.
Zhen, onca sene ayrılıktan sonra… seni görmek bir rüya gibiydi.
the Helmholtz equation, for which bipolar coordinates allow a separation of variables.
burada bipolar koordinatlar bir Değişkenlerin ayrılmasına izin verir.
Results: 69, Time: 0.0448

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish