WAS SEPARATED in Turkish translation

[wɒz 'sepəreitid]
[wɒz 'sepəreitid]
ayrıldı
to leave
to break up
to quit
split up
to separate
separation
parting
depart
apart
ayrılmış
to leave
to break up
to quit
split up
to separate
separation
parting
depart
apart
ayrılmıştı
to leave
to break up
to quit
split up
to separate
separation
parting
depart
apart
ayrılmıştır
to leave
to break up
to quit
split up
to separate
separation
parting
depart
apart

Examples of using Was separated in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A boy called Ian was separated from his friend named Kelly… He thought she was abducted by aliens.
Onun uzaylılar tarafından kaçırıldığını düşünüyordu. Kelly adındaki arkadaşından ayrılmıştı… Ian adındaki adam.
In 1956, mainland Normandy was separated into two régions, Lower Normandy and Upper Normandy, and were reunified in 2016.
Tarihî Normandiya 1956 yılında Aşağı Normandiya ve Yukarı Normandiya diye iki bölgeye ayrılmıştır ve tekrar 2016 ocak ayında yeniden birleşmiştir.
Uniformed soldiers trained in the Kayseri Air Force Brigade, which was separated from the winter by private buses, were targeted to use for weekend offenses.
Saldırıda hafta sonu izinlerini kullanmak için kışlalarından özel halk otobüsüyle ayrılan Kayseri Hava İndime Tugayında eğitim alan sivil giyimli askerler hedef alındı.
When Hugh was separated from the Borg collective he began to grow, to evolve into something other than an automaton.
Hugh Borg kolektifinden ayrıldığında büyümeye ve başka bir özdevinime doğru evirilmeye başladı.
Like Ganin, Nabokov was separated from Tamara by the Russian Revolution and forced into Berlin as an émigré.
Ganin gibi Nabokov da Rus Devrimi yüzünden Lyussyasından( ya da Tamara) ayrılmak ve Berline göçmen olarak yerleşmek zorunda kalmıştır.
In 1841, the district was separated from Damascus and placed directly under Constantinople and formally created as
Bölge ilk olarak 1841de Şamdan ayrılarak doğrudan İstanbul yönetimine bağlandı
Awa Province at the south of Chiba Prefecture, was separated from Kazusa Prefecture in 718.
Tarihsel olarak şimdiki Chiba ili, eski Awa, Kazusa ve Şimousa eyaletlerinden oluşmuştur.
And when the senate was separated, Antony and Caesar went out,
Senato dağıldığında, tüm yüksek dereceli memurlar
Look, we may be separated, but you're still their father.
Bak, ayrılmış olabiliriz, ama sen hala onların babasısın.
The cartouches are separated into groupings,… each attached to the others with a series of lines.
Kartuşlar gruplara ayrılmış,… herbiri hat serileriyle biribirine bağlı.
They're separated.
Onlar ayrılmış.
I think zack might be separated from his father.
Ama Zack babasından ayrılmış olabilir.
Oh, my gosh. Everything is separated by category.
Tanrım. Her şey kategoriye göre ayrılmış.
Everything is separated by category.-Oh, my gosh.
Tanrım. Her şey kategoriye göre ayrılmış.
Paul is separated from the others.
Paul diğerlerinden ayrılmış.
Realm of the living is separated from realm of the dead. Take a look.
Bir bak. Yaşayanlar alemi ölüler aleminden ayrılmış.
Take a look. Realm of the living is separated from realm of the dead.
Bir bak. Yaşayanlar alemi ölüler aleminden ayrılmış.
The pelvis is separated.
Haklısın, leğen kemiği ayrılmış.
Kate is separated from the group and goes after Claire.
Kate, gruptan ayrılır ve Clairein yanına gider.
Two people who are separated in heaven.
Cennetten ayrılan iki insan.
Results: 40, Time: 0.0391

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish