HAS ESTABLISHED in Turkish translation

[hæz i'stæbliʃt]
[hæz i'stæbliʃt]
kurdu
to build
to start
to establish
to set up
to form
to install
making
creating
installing
founding
belirledi
to determine
set
identifying
to decide
to define
to establish
to locate
to ascertain
to assess
to specify
kurmuştur
to build
to start
to establish
to set up
to form
to install
making
creating
installing
founding
kurmuş
to build
to start
to establish
to set up
to form
to install
making
creating
installing
founding

Examples of using Has established in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Meanwhile, Belgrade-based media reported that Serbia has established a negotiation team and has approved a platform for the talks.
Öte yandan Belgrad basınında çıkan haberlerde de, Sırbistanın bir müzakere ekibi kurduğu ve müzakerelere ilişkin bir platformu olayladığı bildirildi.
The United States has established a secondary water quality standard of 500 mg/l to provide for palatability of drinking water.
Amerika Birleşik Devletleri, içme suyunun lezzetini sağlamak için 500 mg/ llik bir ikinci kalite su kalitesi standardı oluşturmuştur.
According to him, the new export quota will not jeopardise the domestic sugar production, as Croatia has established good negotiating relations with the European Commission.
Çobankoviçe göre, Hırvatistanın Avrupa Komisyonu ile kurmuş olduğu iyi pazarlık ilişkileri sayesinde ihracat kotası iç şeker üretimini tehlikeye atmayacak.
Recent research undertaken at the Waltham Centre for Pet Nutrition has established that the bacteria associated with gum disease in dogs are not the same as in humans.
Waltham Hayvan Besleme Merkezinde köpekler üzerinde yapılan güncel bir çalışmada, köpeklerde diş eti hastalığına sebep olan mikroorganizmaların insanlarda sebep olanla aynı olmadığı belirlenmiştir.
Fischer has established a working group to craft a document formulating Klaus's demand and then submit it for approval to the leaders of the EU's 26 other nations, either at the late October summit, or at a subsequent one in mid-December.
Fischer, Klausun talebini açık ve kesin bir şekilde ifade eden bir belge hazırlanması ve daha sonra Ekim sonunda ve Aralık ayı ortasında yapılacak olan zirvelerden birinde, ABnin diğer 26 üyesinin onayına sunulması için bir çalışma grubu kurdu.
Republika Srpska power utility ERS has established a joint venture with its subsidiary Hidroelektrane na Trebisnjici for the construction of a new hydro power plant dubbed HE Dabar in the southern Herzegovina region in the second half of the year.
Sırp Cumhuriyeti elektrik kurumu ERS, yan kuruluşu Hidroelektrane na Trebisnjici ile kurduğu ortak girişim kapsamında, Hersekin güney kesiminde yılın ikinci yarısında HE Dabar isimli yeni bir hidroelektrik santrali inşa edecek.
Followers of such beliefs hold the view that their religion has established a framework of equality and rather than calling for change to existing laws, Islamic fundamentalists cry
Bu inançların takipçileri, dinlerinin eşitlik çerçevesi oluşturduğuna ve varolan yasaları değiştirmeye çağırmak yerine İslamcı kökenlilere otantik İslama döndükleri için
get better understanding of the invasive alien species and their impact on European biodiversity the EEA, supported by a number of experts, has established a list of the worst invasive alien species threatening biodiversity in Europe.
bunların Avrupanın biyolojik çeşitliliğine olan etkisini daha iyi anlamak amacıyla, Avrupada biyolojik çeşitliliği tehdit eden en zararlı istilacı yabancı türlerin bir listesini oluşturmuştur.
Kosovo has established democratic and multiethnic institutions and is ready for a final decision," he said, pledging that it
Kosova yerleşik demokratik ve çok ırklı kurumlara sahiptir ve nihai karara hazırdır.''
He said,"That in which my Lord has established me is better[than what you offer], but assist me with strength; I will make between you and them a dam.
Dedi ki:'' Rabbimin bana vermiş olduğu servet ve saltanat, sizin vereceğiniz şeyden daha hayırlıdır. Bana maddî yardımda bulunun da sizinle onların arasına en sağlam seddi yapayım.
He said: That in which my Lord has established me is better, therefore you only help me with workers, I will make a fortified barrier between you and them;
Dedi ki:'' Rabbimin bana vermiş olduğu servet ve saltanat, sizin vereceğiniz şeyden daha hayırlıdır. Bana maddî yardımda bulunun da sizinle onların arasına en sağlam seddi yapayım.
And choosing from among the many qualified candidates who have offered themselves for this position, i was determined to choose an individual who would carry forward the momentum that outgoing police Chief Thompson has established.
Ve bu pozisyon için aday olan bir çok vasıflı aday arasından seçim yapıyorum, ayrılan polis şefimiz Thompsonın yerleştirdiği momentumu ileriye taşıyacak birini seçmekte kararlıyım.
He said,"That in which my Lord has established me is better[than what you offer], but assist me with strength; I will make between you and them a dam.
O da şöyle cevap verdi:“ Rabbimin bana verdiği imkânlar, sizin vereceğinizden daha hayırlıdır. Siz bana beden gücüyle yardımcı olun da sizinle onlar arasında sağlam bir sed yapayım.”.
In the last 20 years, the Hearing Voices Movement has established hearing voices networks in 26 countries across five continents,
Son 20 yılda, Ses İşitme Hareketi beş kıtada, 26 ülkede ses işitme ağları kurdu, dayanışma, saygınlık ve zihinsel sıkıntı içindeki
Seeing the importance these initiatives, Cambridge has established a full-time physics outreach organization, an Educational Outreach Office,
Önemi, bu girişimlerin görmek, Cambridge tam zamanlı fizik tanıtım organizasyon, eğitici bir tanıtım ofisi ve özlemleri Fizik Merkezi için kurulan ve'' Fizik,
Roslin The Cylons have established a human police force.
Cylonlar, insanlardan oluşan bir polis teşkilatı kurdu.
Th-there's evidence that Caleb may have established a foothold up north.
Calebın kuzeyde kurmuş olabileceği bir birliğe dair kanıtlar bulduk.
Hitler had established a special tactical unit of the SS, Vavilov's treasure.
Vavilovun hazinesi. Hitler SSin içinden özel bir operasyon birimi kurdu.
The Borg have established transwarp conduits.
Borg warp aktarım kanalları kurmuş.
Vavilov's treasure. Hitler had established a special tactical unit of the SS.
Vavilovun hazinesi. Hitler SSin içinden özel bir operasyon birimi kurdu.
Results: 46, Time: 0.0551

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish