TIME TRYING in Turkish translation

[taim 'traiiŋ]
[taim 'traiiŋ]
çalışarak zamanını
time trying
çalışarak vaktini
çalışarak zaman
time trying
çalışarak vaktinizi
vaktimi wade crewesun masum olduğunu kanıtlamaya çalışmakla geçirmediğimi
çalışıyordum meğer tek yapmam gereken para almakmış bunca zamandır

Examples of using Time trying in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You're wasting your time trying to be a humanoid.
İnsansı olabilmek için zamanını boşa harcıyorsun.
Don't waste your time trying to convince Tom.
Tomu ikna etmeye çalışırken zamanını boşa harcama.
I decided from that day on to never waste time trying to understand your mother.
O günden itibaren anneni anlamaya çalışmakla zaman kaybetmedim.
We have got to stop wasting our time trying to integrate or dominate the Humans.
İnsanlarla birleşmek veya onları bastırmaya çalışmakla zaman harcamayı bırakmalıyız.
Please do not waste time trying to look for me.
Lütfen beni aramaya çalışmakla zaman kaybetme.
You either have it or you spend all of your time trying to get it.
Ya vardır, ya da tüm onu almaya çalışırken zaman harcamak.
Tom spent a lot of time trying to learn how to play the French horn.
Tom Fransız kornosunu çalmayı öğrenmeyi denemek için çok zaman harcadı.
You are wasting your time trying to peddle that rubbish. Propaganda!
Propaganda! Bu çöpü toplamaya çalışırken zamanını harcıyorsun!
Propaganda! You are wasting your time trying to peddle that rubbish.
Propaganda! Bu çöpü toplamaya çalışırken zamanını harcıyorsun.
To never waste time trying to understand your mother.
O günden itibaren anneni anlamaya çalışmakla zaman kaybetmedim.
so I'm not gonna waste your time trying to trick information out of you.
seni oyuna getirip bilgi almaya çalışarak zamanını harcamayacağım.
Watch the tapes. But if you really want to know why I won't waste time trying to find out if Wade Crewes is innocent.
Ama neden vaktimi… Wade Crewesun masum olduğunu kanıtlamaya… çalışmakla geçirmediğimi bilmek istiyorsan… kasetleri izle.
If you hate Felicity so much, why are you wasting all this time trying to find out where she is?
Felicityden bu kadar nefret ediyorsan… neden onu bulmaya çalışarak zamanını boşa harcıyorsun?
But if you really want to know why I won't waste time trying to find out if Wade Crewes is innocent, watch the tapes.
Ama neden vaktimi… Wade Crewesun masum olduğunu kanıtlamaya… çalışmakla geçirmediğimi bilmek istiyorsan… kasetleri izle.
All this time trying to subjugate the humans, and all I had to do was charge them for it.
Çalışıyordum, meğer tek yapmam gereken para almakmış. Bunca zamandır insanları hükmüm altına almaya.
And all I had to do was charge them for it. All this time trying to subjugate the humans.
Çalışıyordum, meğer tek yapmam gereken para almakmış. Bunca zamandır insanları hükmüm altına almaya.
But you're wasting your time trying to explain it to children like Mrs. Peabody… Miss Martin.
Ama Bayan Peabody, Bayan Martin gibi… çocuklara anlatmaya çalışarak zamanını boşa harcıyorsun.
You waste time trying to get people to love you, you will end up the most popular dead man in town.
İnsanlara kendini sevdirmeye çalışarak zaman kaybedersen… şehrin en popüler cesedi olursun.
Why are you wasting your time trying to talk to a man… who threw away your investment on some save-the-world vanity project?
Neden yatırımlarınızı tutup beyhude bir dünya kurtarma projesinde… harcamış bir adamla konuşmaya çalışarak vaktinizi harcıyorsunuz?
You're wasting time trying to define what's happening… instead of looking for what's making it happen.
Soruna neyin sebep olduğunu bulmak yerine, neler olduğunu, anlamaya çalışarak zaman kaybediyorsunuz.
Results: 72, Time: 0.0434

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish