BATTERED in Turkish translation

['bætəd]
['bætəd]
hırpalanmış
battered
beaten
torn up
were roughed up
rough-hewn
a beat-up
uh
dayak yiyen
beating
to get beat up
to be beaten
dövdü
beat
to hit
thrash
a beating
darp
assault
battery
beaten
panelenmiş
battered
dayak yemiş
beating
to get beat up
to be beaten
dövdüğü
beat
to hit
thrash
a beating

Examples of using Battered in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The guy who lost this, he battered him.
Bunu Kaybeden adam, onu hırpalanmış.
Battered by a life of cruel fate… and poor decisions.
Acımasız bir kader ve kötü kararlarla hırpalanmış bir hayat.
you're playing the battered wife.
sen de hırpalanmış eşi oynuyorsun.
He means battered… broke down…
Yıprandıklarını… kırıldıklarını,
We have been ridiculed, battered and ignored.
Alay edildik, yıprandık ve görmezden gelindik.
The remains look pretty battered.
Kalıntılar oldukça yıpranmışa benziyor.
She helped out 3 battered women in the last 6 months.
Son 6 ayda 3 dövülmüş kadına yardım etmiş.
And battered you.
Seni de dövmüş.
NARRATOR: Battered, bleeding, Amy crawls for two days.
Amy hırpalanmış ve yaralı halde iki gün boyunca sürünür.
A bit battered, very rationed.
Biraz hırpalanmış, her şey karneyle.
Yes, I know it looks battered, but that's the point.
Evet, hirpalanmis göründügünü biliyorum ama amaç da bu zaten.
We found the battered body of Vincent's client.
Vincentın müşterisinin hırpalanmış cesedini bulduk.
This large portion of fresh battered cod, wrapped in newspaper.
Güzel büyük bir porsiyon taze kızarmış morina balığı, gazeteni almışsın.
Oh, I volunteer at the battered women's clinic.
Hırpalanmış kadın kliniği. Oh, gönüllü oluyorum.
I have handled case after case of battered African-American women.
Dövülmüş Afro Amerikalı kadınlarla ilgili birçok davayı çözdüm.
He wanted a battered, old tin trunk.
Hırpalanmış, eski bir valiz istiyordu.
And why are you not in Salem protecting battered women from the men they annoy?
Ve canı sıkılan erkeklerin hırpaladığı kadınları koruyan Salemde niye yoksun?
Ever hear of battered girlfriends?
Hırpalanmış sevgilileri duydun mu hiç?
A little battered but alive.
Biraz yaralıyım ama sağım hala.
He had an old pickup truck and a big, battered mower.
Onun eski bir kamyoneti ve büyük, hırpalanmış bir biçme makinesi vardı.
Results: 145, Time: 0.0583

Top dictionary queries

English - Turkish