GETTING AWAY in Turkish translation

['getiŋ ə'wei]
['getiŋ ə'wei]
kaçıyor
running
escaping
's getting away
away
are fleeing
avoiding
kaçmak
run
to escape
flee
to avoid
to get away
away
elope
dodging
to evade
to skip
uzaklaşmak
to get away
away
to walk away
step away
to move away
to alienate
uzaklaşıyorlar
away
far
distant
remote
faraway
stay out
avoid
distance
kurtulma
to get rid of
to get out
to be rid of
to be free
to survive
away
to dispose of
out of
to avoid
to escape
paçayı
trotters
out
gitmesini
to go
to leave
to get
not
kaçmasını
run
to escape
flee
to avoid
to get away
away
elope
dodging
to evade
to skip
kaçtılar
run
to escape
flee
to avoid
to get away
away
elope
dodging
to evade
to skip
kaçmaya
run
to escape
flee
to avoid
to get away
away
elope
dodging
to evade
to skip
uzaklaşmanın
to get away
away
to walk away
step away
to move away
to alienate
uzaklaşmış
to get away
away
to walk away
step away
to move away
to alienate

Examples of using Getting away in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Dealers don't like them getting away.
Satıcılar onları gitmesini istemezdi.
The Judoon's only interested in stopping that creature getting away.
İlgilendiği tek şey o yaratığın kaçmasını engellemek.
Getting away from you is the best thing that could have happened to me.
Senden uzaklaşmak başıma gelebilecek en güzel şey.
You know that getting away is my specialty.
Biliyorsun değil mi? Kaçmak benim uzmanlık alanımdır.
Amad's getting away.
Amad kaçıyor.
Didn't really think why I kept getting away.
Neden kaçmaya devam ettiğimi hiç düşünmedim.
I do not want this guy getting away from us again.
O adamın bizden bir daha kaçmasını istemiyorum.
The thief's getting away while we waste time.
Biz burada vaktimizi harcarken hırsız, kaçıyor.
Getting away from Allison's dad?
Allisonın babasından uzaklaşmak.
But maybe using da Force taking too longo, and they getting away.
Ama gücü kullanmak uzun sürmek, ve onlar kaçmak.
I wouldn't mind getting away from here.
Buradan uzaklaşmanın benim için sakıncası olmazdı.
Didn't really think why I kept getting away.
Neden kaçmaya devam ettiğimi düşünmedim.
If the unsub knew that, he could have struck early To prevent his target from getting away.
Eğer katil bunu biliyorsa hedefinin kaçmasını engellemek istemiş olabilir.
How is Chen getting away? Chen's getting away.
Chen nasıl kaçabilir?! Chen kaçıyor!
Getting away from these crazy… cave people!
Bu çılgın mağara insanlarından uzaklaşmak!
Their objective is not ransom or getting away.
Bu adamların amacı para veya kaçmak değil.
Just getting away from him.
Ondan uzaklaşmış da oluyoruz.
Wasn't that the whole point getting away from your father?
Babandan uzaklaşmanın amacı o değil miydi?
In fact, he stopped Jez getting away.
Hatta, Jezin kaçmasını engelledi.
She feels the effects of the drug and tries getting away.
Ama kız ilacın etkilerini hissedip kaçmaya çalışır.
Results: 126, Time: 0.0615

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish