MISGUIDED in Turkish translation

[ˌmis'gaidid]
[ˌmis'gaidid]
yanlış
wrong
false
incorrect
mistake
correctly
yanlış yola sapmış
yolunu şaşırmış
sapıklardan
psycho
perv
stalker
astray
pervy
perverse
sicko
sick
creep
deviant
saptırılmış
detours
to go
deviation from
yanlıştı
wrong
false
incorrect
mistake
correctly
yanlış yola saptırılmış
dinleyeli çok

Examples of using Misguided in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And this time no misguided idealists will get in the way.
Bu kez yolumuza yanlış yönlendirilmiş idealistler çıkamayacak.
Misguided youth.
Gençleri yanlış yönlendirdiler.
Misguided are they surely, and will never come to guidance.
Bunlar, doğru yoldan sapmışlardır; hidayete erecek de değillerdir.
I think one of the most misguided promises we ever made was inscribed on the Statue of Liberty.
Bence verdiğimiz en yanıltıcı sözler özgürlük heykelinin üzerinde yazılı olanlar.
And this time no misguided idealists will get in the way.
Bu sefer hiçbir yanlış yola sapmış idealist yolumuza çıkamayacak.
But now it just feels misguided.
Şimdi ise sadece yanlış yolmuş gibi hissettiriyor.
And seventy-five percent say the two misguided lovebirds are… Innocent.
Ve% 75 diyor ki, yanlış yola sapmış muhabbet kuşları masumdur.
And misguided therapists convinced them that their nightmares were real.
Yanılan terapistler de onları bu kabusların gerçekliğine ikna etti.
Jez, you're not a talented, misguided dickhead.
Jez, sen yeteneksiz, yanlış yola sapmış mankafa değilsin.
Abraham said:"Who despairs of the Mercy of his Lord except the misguided?
Dedi:'' Sapıtmışlardan başka kim ümit keser Rabbin rahmetinden!
You are perhaps the saddest, most misguided person.
Sen hayatımda gördüğüm en üzgün yanlış yola sapmış insansın.
He said,"Who but the misguided despair of the mercy of their Lord?
Dedi:'' Sapıtmışlardan başka kim ümit keser Rabbin rahmetinden!
Mara was lost, misguided.
Mara kaybolmuş, yanlış yönlendirilmişti. Ne yapıyorsun?
It's the definition of misguided. No, because it could be argued.
Hayır, çünkü bu yanlış yönlendirmenin tanımının tartışması olabilirdi.
Temporarily misguided. What did my probie sandwich find out?
Geçici olarak, yanlış yönlendirildi. Çaylak ikilim neler buldu?
They're like misguided children who know not what they do.
Yanlış yönlendirilmiş çocuklar gibi, ne yaptıklarını bilmiyorlar.
No, because it could be argued it's the definition of misguided.
Hayır, çünkü bu yanlış yönlendirmenin tanımının tartışması olabilirdi.
Out of some misguided sense of loyalty. I don't want you holding my seat.
Yanlış yönlendirilen bağlılık anlayışından yoksun bir şekilde… koltuğumu korumanı istemiyorum.
You sad, misguided nut, Dolittle!
Üzüntüden sapıtmış bir kaçıksın sen, Dolittle!
You sad, misguided nut, Dolittle.
Seni zavallı, şaşkın, kaçık Dolittle.
Results: 225, Time: 0.0781

Top dictionary queries

English - Turkish