WORLDLY in Turkish translation

['w3ːldli]
['w3ːldli]
dünya
world
earth
dünyevi
earthly
worldly
mundane
terrestrial
secular
carnal
temporal
earthy
earthbound
in the world
iğreti
but
of the world
worldly
desire
only
this
present
pişkin
worldly
old
brazen
hardened
hard-nosed
dünyadaki
world
earth
i̇ğreti
but
of the world
worldly
desire
only
this
present
dünyevî
earthly
worldly
mundane
terrestrial
secular
carnal
temporal
earthy
earthbound
in the world
dünya hayatının nimetleridir oysa gidilecek

Examples of using Worldly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The worldly life is no more than a deceitful possession.
İğreti-sefil hayat aldatıcı bir yararlanmadan başka şey değildir.
Some people are very happy with the worldly life.
İğreti dünya hayatıyla sevinip şımardılar.
The worldly life is not more than a childish game.
Şu iğreti dünya hayatı, bir eğlence ve oyundan başka şey değil.
You want worldly gains but God wants the life hereafter for you.
Siz dünya malını istersiniz, oysa Allah ahireti kazanmanızı murad eder.
No. You had to give all your worldly possessions to MeI.
Tüm maddi varlıklarını Mele vermek zorundaydın. -Hayır.
Even the Imam said I'm worldly.
İmam bile dünyaya düşkün olduğumu söyledi.
A little worldly.
Biraz dünyaya düşkün.
The divine and the worldly are but a single concept.
İlahi ve dünyevi hayat bir bütün.
We're both worldly men, aren't we?
İkimizde maddiyatçı insanlar değiliz, yanılıyor muyum?
you're smart and worldly.
akıllı ve eğlencelisin.
That is just, surreal, other worldly.
Bu tam anlamıyla gerçeküstü, başka bir dünya.
You and your worldly desires.
Sen ve senin dünya malı tutkun.
But all that is not but the enjoyment of worldly life.
İşte bütün bunlar, şu iğreti dünya hayatının nimetidir.
Chris, your best chance for success is to be cultured and worldly.
Chris, başarılı olmak için en iyi şansın kültürlü ve dünyevi olmak.
There is still one worldly matter to attend to.
Devam etmek için hala bir dünya meselesi var.
Tony the Lip" may be a little… worldly for them.
Tony LIp onlara bIraz… dunyevI gelebIlIr.
Your ambitions are more worldly, and less sacred. I cannot help but think.
Hırslarının kutsal olmaktan ziyade daha dünyevi olduğunu… düşünmeden edemiyorum.
As the pie maker considered Chuck's worldly belongings and how Vivian clinged to them Olive was clinging to her own.
Turtacı, Chuckın dünyevi eşyalarını ve Vivianın onlara nasıl bağlı olduğunu düşünürken Olive de kendi eşyalarına sahip çıkmaya çalışıyordu.
That is because they have preferred the worldly life to the Hereafter,
Bu böyledir, çünkü, onlar şu iğreti hayatı âhirete tercih etmişlerdir.
The bird's trapped in the body's cage its feet bound by worldly chains, it tries to fly but fails.
Kuş kısılmış bedeninin kafesine Ayakları bağlı dünyevi zincirlerle, uçmaya çalışıyor, yapamıyor.
Results: 592, Time: 0.0507

Top dictionary queries

English - Turkish