FORBADE in Turkish translation

[fə'bæd]
[fə'bæd]
yasakladı
to ban
forbid
to outlaw
prohibition
men
banned from
barred from
restraining
forbade
excommunicado
haram
sacred
unlawful
forbid
prohibited
of what is illicit
kosher
profane
menetti
yasakladığı
to ban
forbid
to outlaw
prohibition
yasaklamıştı
to ban
forbid
to outlaw
prohibition
yasakladığını
to ban
forbid
to outlaw
prohibition
yasak etti

Examples of using Forbade in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Stalin forbade her to be taught in these subjects.
Stalin bu konularda okulu ona yasaklamıştır.
Nobody forbade anything.
Kimse birşey yasaklamadı.
I forbade it.
Way before Dad forbade anyone else from going in the office.
Babam ofise girilmesini yasaklamadan çok önce.
A man sat next to her, I freaked out and forbade the bus.
Yanında oturan adamdan korktum, ve otobüsü yasakladım.
I forbade you to leak this.
Bu resimleri sızdırmanızı yasaklamıştım.
I freaked out and forbade the bus. A man sat next to her.
Yanında oturan adamdan korktum, ve otobüsü yasakladım.
Delphine! You forbade it!
Bunu bana siz yasakladınız Delphine!
Aunt Mae's. After I forbade you?
Mae Teyze. Seni yasakladıktan sonra?
After I forbade you? Aunt Mae's?
Mae Teyze. Seni yasakladıktan sonra?
After I forbade Narcisse from courting you.
Narcissein seninle flört etmesini yasakladıktan sonra.
I forbade giving wine to individuals!
Ben şahıslara şarap verilmesini yasakladım!
Okay, well, God forbade false idols, right?
Tamam tanrı putları yasakladı değil mi?
The child is opening the window even though his mother forbade him to.
Annesi ona yasaklamasına rağmen çocuk pencereyi açıyor.
Say to them:'Call your witnesses to testify that Allah forbade such-and-such!
De ki: Allah şunu yasak etti, diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin!
They said: forbade we not thee against the worlds?
Seni alemlerden( başkalarının işine karışmaktan) menetmemiş miydik? dediler?
Say to them:'Call your witnesses to testify that Allah forbade such-and-such.
De ki:'' Gerçekten Allahın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahidlerinizi getirin.
Say to them:'Call your witnesses to testify that Allah forbade such-and-such.
De ki:'' Allahın bunu haram kıldığına şahidlik edecek şahidlerinizi getirin.
But after your father's death your mother forbade you from doing so.
Ama babanın ölümünden sonra annen seni bundan men etti.
To do your homework; I forbade you to come here. I told you.
Sana ödevini yapmanı… buraya gelmenin yasak olduğunu söyledim.
Results: 123, Time: 0.0933

Top dictionary queries

English - Turkish