SO INSTEAD in Turkish translation

[səʊ in'sted]
[səʊ in'sted]
bunun yerine
yüzden onun yerine

Examples of using So instead in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So instead you sail 40 degrees one way,
Bunun yerine, bir yöne 40 derece açıyla ilerler,
So instead you sicked a Jessoped on him to take him out of the play?
Bunun yerine üstüne bir jessoped saldın ve onu oyun dışı mı bıraktın?
To moment by moment changes in market conditions are lightning quick. So instead I will tell you that my anticipation and my reaction.
Bu yüzden onun yerine piyasa şartlarındaki anlık değişikliklere dair… tahmin ve tepkilerimin yıldırım hızında olduğunu söyleyeceğim.
So instead I told him I would be out of town this weekend for a big doll expo.
Bunun yerine ben de ona haftasonu oyuncak bebek fuarı için şehir dışında olacağımı söyledim.
So instead I will tell you that my anticipation and my reaction to moment by
Bu yüzden onun yerine piyasa şartlarındaki anlık değişikliklere dair… tahmin
So instead he tries to teach me things, which usually goes much much worse.
Bunun yerine bana bazı şeyleri öğretmeye çalışır, ki çok çok daha kötüye gider.
So instead, they use a type of electronic money, which is called'central bank reserves.
Bunun yerine, bir tür Merkez Bankası rezervleri olarak adlandırılan elektronik para kullanıyorlar.
So instead, Barclays will settle by making a £10,000 transfer from its reserve account at the Bank of England,
Bunun yerine, Barclays yaparak razı olacak bir Lloyds rezerv İngiltere banka,
So instead, you convert them to a common currency scale,
Bunun yerine siz onları ortak bir değer ölçüsüne çevirirsiniz.
You don't want a story published that paints you as an ostracised and unstable figure, so instead, you threaten me.
Sizi sürgün edilmiş ve dengesiz bir figür olarak göstereceği için hikayenin yayınlanmasını istemiyorsunuz. Bunun yerine beni tehdit ediyorsunuz.
They're very hard to see by conventional means, so instead we look for their heat, using infrared.
Onları alışagelmiş vasıtalarla görmek çok zordur bunu yerine, kızıl ötesi kullanarak onların sıcaklarını bakarız.
But I know she will anyway, so instead I will always keep an extra supply of chocolate
Ama biliyorum ki hep bildiğini yapacak, bu yüzden ona hep destek sağlayacağım çikolata ve yağmur çizmeleriyle.
We don't have a public domain to draw upon now, so instead what we need is two types of changes.
Artık, üzerinden gidebileceğimiz anonim işler yok öyleyse bunun yerine, ihtiyacımız olan şey iki tür değişimdir.
Plus, our bride is wearing paper, so instead, I will urge you to gaze into each other's eyes and light the fire within.
Ayrıca, gelinin duvağı da kağıttan. O yüzden, onun yerine, sizden birbirinizin gözlerine bakıp karşınızdakinin içindeki ateşi yakmanızı istiyorum.
So instead of being here until 2144, I guess you will be stuck here until September 2145.
Yani 2144e kadar burada olacağına 2145 Eylülüne kadar burada tıkılıp kalacaksın sanırım.
So instead, we selected the farmer,
O yüzden bunun yerine; çitfçi öğretmen,
Your students, So instead, you would let him just keep killing people,
Yani onun yerine, sırf kendini korumak için… insanları öldürmesine,
So instead, let me introduce you to my new BFF. Nothing was really interesting during this conference.
Yani bunun yerine sizi en yakın dostumla tanıştırayım. Bu konferansta ilginç bir şey olmadı.
The drones cannot track us, so instead they have blockaded the stars from which Destiny recharges.
Uçağı, bizi izleyemez bu yüzden bunun yerine ettik yıldız abluka hangi Destiny şarj dan.
So instead, when people ask how I'm doing, I usually say,"I am doing so great.
Dolayısıyla bunun yerine insanlar nasıl olduğumu sorunca'' harikayım'' diyorum.
Results: 73, Time: 0.0465

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish