ARBITRATION in Turkish translation

[ˌɑːbi'treiʃn]
[ˌɑːbi'treiʃn]
tahkim
arbitration
fortified
hakemlik
referee
ref
judge
umpire
arbiter
ump
adjudicator
to arbitrate
arbitrator
tahkime
arbitration
fortified
tahkimi
arbitration
fortified
hakemliğe
referee
ref
judge
umpire
arbiter
ump
adjudicator
to arbitrate
arbitrator

Examples of using Arbitration in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I hate to say this, but everyone's upset about this arbitration thing.
Bunu söylemekten nefret ediyorum ama şu arabuluculuk işine herkes bozuldu.
Binding arbitration?
Bağlayıcı tahkim mi?
The arbitration will continue.
Oturum devam edecek.
I would suggest binding arbitration.
Ben bağlayıcı hakem kararını öneriyorum.
The arbitration agreement with Ms. Rindell's client does not cover tort claims.
Bayan Rindell ve müvekkili arasındaki tahkim anlaşması hak talebinde bulunmayı yasaklamaz.
Can you handle a contract arbitration in an hour?
Bir saat içinde bir tahkim sözleşmesini idare edebilir misin?
Uh… You know what arbitration is?
Hakemli uzlaşma ne biliyorsun değil mi?
We are correcting the report by request of the Press Arbitration Association.
Basın Uzlaştırma Birliğinin talebiyle haberi düzeltiyoruz.
Let's ask for Mr. Laurent's impartial arbitration.
Bay Laurentın tarafsız hakemlik yapmasını rica edelim.
This isn't an arbitration.
Tahkim duruşmasında değilsin.
Please. First arbitration.
İlk tahkim davan.- Lütfen.
First arbitration.
İlk tahkim davan.
First arbitration.- Please.
İlk tahkim davan.- Lütfen.
You can come in now. Arbitration result?
İçeri gelebilirsiniz. Uzlaşma sonucu nedir?
Arbitration result? You can come in now.
Uzlaşma sonucu nedir? İçeri gelebilirsiniz.
It's only family arbitration, right?
Aile arası ara buluculuk, değil mi?
An arbitration agreement signed in early November put Croatia back on track in the accession process.
Kasım ayı başlarında imzalanan bir hakemlik anlaşması Hırvatistanı tekrar üyelik sürecine soktu.
Binding arbitration isn't that different from a trial.
Bağlayıcı arabuluculuk mahkemeden o kadar farklı değil.
It's not court, it's arbitration.
Mahkeme değil, tahkim kurulu.
Nice arbitration.
Güzel hamle.
Results: 107, Time: 0.2965

Top dictionary queries

English - Turkish